4

KAKAVA ŞENLİKLERİ 2018

Soğuğu ve kasvetiyle kıtlık, hastalık ve ölümü çağrıştıran ve “winter is coming!” kıvamında ruh darlanmasına yol açan kış nihayet biter. Ve yerini, çiçeklerin açıp, kuşların cıvıldadığı, doğa ananın tüm canlılığıyla yeniden uyandığı bahara bırakır. Baharın gelişi büyük bir coşkuyla, eğlencelerle ve şenliklerle kutlanarak kutsanır.

Tüm kültürler ve mitolojilerde farklı hikayelerle resmedilen bahar, yeniden doğuşun olduğu kadar kurtuluşun ve hasretle beklenen kavuşmaların da sembolüdür. Yunan mitolojisinde toprak ana Demeter’in, yeraltı tanrısı Hades ile evli güzeller güzeli kızı Persephone ile kavuşması şerefine dünyayı süslemesi ve güzelliklerle donatması gibi pek çok hikaye ve mit bulunmakta.

Kakava Şenlikleri 2018 – Edirne

Onlardan biri de Hıdrellez ve Kakava. Darda olanların yardımına koşan Hızır ile denizlerin hakimi İlyas’ın yeryüzündeki kavuştuğu gün olan Hıdrellez, tüm Anadolu’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece genelde su kenarlarında, yakılan ateşlerin üstünden atlanıp gerçekleşeceğine inanılan dilekler tutularak kutlanır.

BABA FİNGO VE KAKAVA

Edirne ve Trakya yöresindeki Hıdrellez kutlamalarının Roman vatandaşlarımız arasındaki adı ise Kakava’dır. Peki Kakava ne demek?

Çingene mitolojisinin baş aktörü ve çingenelerin atası Baba Fingo, halkıyla beraber Musa’nın peşinden giderken geride kalır. Musa takipçileriyle Kızıl Deniz’i yarıp karşıya geçerken, arkada kalan Baba Fingo ve halkı fark edilmediği için Kızıl Deniz yeniden kapandığında azgın sularda yitip giderler.

Ruhun ölümsüzlüğüne inanan çingeneler ise o gün bugündür 6 Mayıs sabaha karşı şafak vakti Baba Fingo’nun hapsolduğu sulardan çıkıp geleceği ve kendilerini kurtaracağı ümidiyle, meşalelerle geldikleri su kenarlarında bekleyişe geçerler.

Edirne’deki bu bekleyiş ise Tunca nehri kıyısında oluyor ve kimi ellerini ve yüzlerini nehirde yıkarken, kimi de nehrin serin sularına girip kötülüklerden ve dertlerden arınma ritüelini gerçekleştiriyor. Tabi bu esnada kağıtlara yazılmış dilekler de, kabul edilmesi umuduyla nehre bırakılıyor.

KAKAVA ATEŞİ UNESCO LİSTESİNDE

Bu sene ben de, UNESCO’nun “Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi”ne giren Kakava şenliklerini yerinde izleyebilmek için Edirne’deydim. Neredeyse tüm yıl boyunca bugüne hazırlanan Romanlar, renkli kıyafetleri, kortejleri, müzikleri, sabaha kadar süren eğlenceleri, Kakava ateşi, iyi dilekleri, güler yüzleri ve neşeleri ile Kakava için gelen yaklaşık altmış bin misafire unutulmaz anlar yaşattılar.

EDİRNE VE KAKAVA KORTEJİ

Sabah Edirne’ye ulaştığımızda, ateşin yakılacağı ve şenliklerin başlayacağı saate kadar, başta Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii olmak üzere Osmanlı mimarisinin güzide örneklerini ve Bulgar Kilisesi’ni görmek, şehrin ara sokaklarını, insanların güler yüzlü selamlamalarıyla başlayan hoş sohbetler eşliğinde gezebilmek için yeterli zamanım vardı.

Kakava ve aşk

Öğleden sonra 4 gibi şehrin merkezinden, şenliğin yapılacağı Sarayiçi’ndeki alana kadar keyifli ve çalgılı, müzikli, bol şenlikli bir kortej uzanıyordu. Müzikler ile giyilen rengarenk göz alıcı kostümler muhteşem bir uyum içindeydi ve atmosferin etkisiyle ben de büyülenmiş akıp gidiyordum. Alana geldiğimizde biriken kalabalık iyice havaya girmişti ve Kakava ateşi için herşey hazırdı.

KAKAVA ATEŞİ

Geleneksel Kakava ateşi

Belediye başkanı ve şehrin ileri gelenlerinin kurulan sahnedeki konuşmaları ve dans gösterileri sonrası beklenen an geldi ve Kakava Ateşi can buldu. Ateş o kadar büyük ve kavurucuydu ki, on metreden yakınına yaklaşmak neredeyse imkansızdı.

Edirne gençleri Kakava ateşinden atlıyor

Ateşten atlama seansının başlaması için devasa ateşin atlanabilir seviyeye düşmesi beklendikten sonra Edirne’nin civanları atletik hareketlerle atlayarak cesaretlerini sergilerken, arada gaza gelip atlamaya çalışanların ayakları ise ateşin yakıcı korunun içine gömülüyordu. Bu cesur amatörler, o an için pek çaktırmamaya çalışsalar da, canlarının epey yandığı ve kimisinin bu acıyı bir süre çekeceği belliydi. Ama yananlar dahil kimsenin bu durumdan şikayeti yoktu. Ben yine de acemi atlayıcıları buradan uyarayım, dikkatli olmazlarsa vahim yaralanmalar da olabilir, ona göre.

Kakava ateşinden atlayamama 🙂

Dönüş zamanı geldiğinde herkeste yüzler gülüyordu ve ortak görüş Edirne’nin çok güzel ve yaşanacak şehir olduğuydu. Hani derler ya tarihse tarih, mimariyse mimari, eğlenceyse eğlence, müzikse müzik hepsi bu şehirde. Hem de geldiğinizde “hojgeldin” deyip, “yine gelin beaa” ile uğurlayan güzel ve neşeli insanlarla dolu burası.

Edirne Kakava hojgeldiniz

Teşekkürler Edirne.

http://bidunyali.com/kakava-senlikleri-foto-galeri/?show=gallery  

bidünyAli

Ali IRGAT

Facebook Comments

Show Comments

No Responses Yet

Leave a Reply

Scroll Up